24 Nisan 2017 Pazartesi

YSK Başkanı'nın Çıldırtan Sözü!

Bir blog yazarı için uzun bir aradan sonra tekrardan merhabalar;

Canım fazlasıyla sıkkın ve hayat koşuşturmaları-çabaları gibi sebeplerden yaklaşık 1 aydır içerik giremedim. İlk önce burdan başlayayım :) Anlayışınıza müteşekkirim efendim :)
Şimdi bakmayın böyle gülücük mülücük koyduğuma. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'nın yönetim ile alakalı maddelerine ilişkin bir anayasa referandumu-halk oylaması oldu. Ben bu referandum ile ilgili öyle uzun uzadıya muhabbet etmeyecem çünkü fazlasıyla sinirli ve bitkin hissediyorum. Zaten siyasi görüşümü bu yazdığım yazıdan ve daha önceki yazığım yazılardan anladığınızı umuyorum(Şuan ki hükümete muhalif tam bağımsız bir görüşe sahip Türk vatandaşı diyelim kısacası).
YSK Başkanı'nın fikri hakkında bilgi sahibi olmak için tipine 3 saniye bakmanız yeterli!

Ve size YSK Başkanı'nın Türk vatandaşları ile nasıl alayvari ve kanunsuz olduğu apaçık bir lafından duyduğum  dayanılmaz bir sinir üzerine bu yazıyı yazacağım. Uzun muzun olamayacak o sebeple okumanızı diliyorum. Birkaç kelam etmek isterim.







Önce şunları belirteyim YSK üyeleri ve başkanı yargıçlardır ve kararlarına yargı yolu kapalıdır(binevi YSK kararı "bağımsız" yargı kararı gibidir diyebiliriz)

CHP mühürsüz oylarla ilgili YSK'ya seçimlerin şaibe şüphesinin kuvvetli olmasından(çünkü YSK açık kanuna aykırı karar aldı) ötürü itirazda bulundu YSK'da bunu reddetti ve CHP Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğini belirtti bunun ardından gazeteciler YSK Başkanı Sadi Güven'e YSK girişinde tam bu soruyu sorarken YSK Başkanı'nın ağzında şu cümleyi duydum ve delirdim: "Ben siyasi değil, hakimim." 

Eeee be şşş****siz adam; E be AKİT; Madem hakim olduğunu söylüyorsun! Lan kanun maddesi var 2010 yılından beri yürürlükte olan kanun maddesi! Kanun lan bu kanun! KANUN-YASA! Bu kanun ve maddesi aynen şöyle:

26 Nisan 1961 tarih ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 8 Nisan 2010 tarih ve 5980 sayılı Kanunla değiştirilmiş 101’inci maddesinde bulunmaktadır. Bu maddede aynen şöyle denmektedir:

“Madde 101 – …
3. Arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan,
… oy pusulaları geçerli değildir”. 


Bu kanun koyucu yüce TBMM'nin koyduğu kanundur ve hiçbir güç, kudret, kişi, kurum, kuruluş, (kısacası her şey ve herkes) kanunlara aykırı karar veremez, kanunlar uymak zorundadır ve kanuna aykırı emir ve talimat gönderemez! İşte kanun maddesi bu kadar açıkken bu adam(!) ne diyor?! Nasıl alay etmektir bu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile?! Sinirden televizyonu kıracaktım artık! Adamın(!) dediğine bakar mısınız yav! Neymiş efendim hakimmiş! Ulan daly***ak sen hakimsen Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı karar alamazsın ve seve seve-paşa paşa bu yasalara uymak ZORUNDASIN!!! 

YSK'nın açıklamasına göre vatandaşları madur etmemek için bu kararı almış (iddia edilen mühürsüz oylarda 2.5 milyon civarında!). Madem bu YSK'nın hatası değil! Madem bu sandık başlarında bulunan görevlilerin hatası! O vakit yasaları çiğnemeden, referandumun baştan bu hataları düzelterek tekrarlaman icap eder (böylelikle mühürsüz oy pusulalarının sahibi olan seçmenlerin oy hakkıda çiğnemeden sorun çözülür).

Bana göre: Millet millet olsaydı bunlar böyle bir kanun aykırı işler yapamazdı! Millet millet olsaydı TBMM'nin bu denli rencide edilmesine razı gelmezdi! Yazık ulan yazık! TBMM sensin, biziz! TBMM'ye bazı yurttaşların nasıl ihanetvari tavırlar sergileme cüretinde bulunduğunu anlayamıyorum!
Anayasa değişikliğinin TBMM'de oylanması, referandum süreci, referandum sonuçlarından gördüğüm ve YSK olaylarından sonra şu her zaman dediğim lafı bir kezde buradan diyerek yazımı sonlandıracağım:

TBMM'ye ihanet; asli vatana ihanettir!



Bu yazıdaki her şey T.C. Anayasası'nda yer alan "Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kapsamında yazılmış olup, hiçbir suç içermemektedir.
(Şerefli yurttaşlara; )
Saygılarımla...

4 yorum:

  1. TBMM'ye ihanet, vatana ihanettir

    Kalemine sağlık yazmışsın ne güzel. Maalesef açık açık SUÇ işlediler, çünkü KAYBEDİYORLARDI. Oylar sayılırken baktılar ki, HAYIR oyları daha fazla, hileye karar verdiler, mühürsüz oyları geçerli sayarak. Valla elimiz kolumuz bağlı oturuyoruz, protesto gösterisi yapıyorlar eyvallah ancak MİT ve AKP uyumuyor. GEZİ'de yaptıkları taktiğin aynısını yaparlar yarın, nasıl mı? Gösterici kılıklı, üç,beş mit ajanı elinde apo itinin posteriyle dalar bu göstercilerin arasına. Tüm sosyal medyada çıkar boy boy resimleri. Gördünüz mü hayır protestosu yapanlar pkk'lılarla elele kolkola! Diyorum ya aynısını Gezi isyanında (protestodan çok isyan diyorum ben buna, halkın isyanıydı) yaptılar. Hatta mahsus Atatürk bayraklı insan, apo piçi taşıyanla elele fotosu çıktı. Bildiğin KUMPAS. O yüzden ne yapsak içine bir 'hile' sokuyor, sabote ediyorlar. Allah bunların cezalarını verecek elbet..

    Uzunca aradan sonra unutmadan hoşgeldin:)

    YanıtlaSil
  2. Faşizm dedikleri bundan başka bir şey değil. En geri kalmış ülkelerin gerisinde kaldık. Demek kaderimizde kendi diktatörümüzü seçmek varmış. YSK ne derse desin, ne yapsa yapsın. Onca yapılan hatadan sonra iktidar ve başındaki RTE değil % 50, halkın % 10'unun oyunu alması bile toplum olarak eğitim ve kültür seviyemizi gösterir.

    YanıtlaSil
  3. işte malzeme bu; ne pişirilebilir ne de çiy yenilebilir. :)

    YanıtlaSil
  4. İyi misin arkadaşım? Yazdıkların yüzünden başına bir şey gelmedi ya Allah korusun....?
    İnşallah iyisindir...

    YanıtlaSil